
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sosyal medyada bazı öğretmenlere ve okul yöneticilerine ait olduğu iddia edilen paylaşımlara ilişkin öğretmenlere konuştuklarını ve hesapları bile olmadığını söyledi. Tekin, "Toplumca taraf olmayacağımız bir paylaşımı olan bir arkadaşımız varsa biz zaten bununla ilgili gereğini yaparız. Onun bırakın o okulda, Bakanlığın herhangi bir okulda öğretmenlik yapmasını da arzu etmeyiz." dedi.
Bakan Tekin, Çapa Fen Lisesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Güncel Gelişmeler Işığında Türk Eğitim Tarihi Paneli'nin ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Tekin, bazı öğretmenlere ve okul yöneticilerine ait olduğu iddia edilen, sosyal medyada yayılan görüntülere ilişkin bir soru üzerine, bu sürecin bir siyasi parti tarafından manipüle edilme eğilimine girdiğini söyledi. Kendi siyasal gündemlerinin manipüle edilmesini isteyen kişiler ve siyasi grupların tartışmaları çocukların içinde bulunduğu eğitim yuvalarına aksettirecek büyük bir hatanın içine girdiklerini dile getiren Tekin, "Bu, eğitimimiz açısından da demokrasi kültürümüz açısından da insan hakları açısından da büyük bir yanlış." diye konuştu. Bakan Tekin, bundan sonra "Özel Program ve Proje Uygulayan Okullar"da öğretmenlerin yer değiştirme sürecinin manipüle edilmeye başlandığını ifade etti. Öğrencilerin ve öğretmenlerin geçen hafta bu anlamda kullanılmaya çalışıldığına dikkati çeken Tekin, "Öğretmen arkadaşlarımız bu oyuna gelmediler. Okullarımızı bu anlamda siyasi bir manipülasyonun aracı haline dönüştürmediler. Oradan sonuç elde edemeyince bu kez başka bir şeye başladılar. Okullara yeni görevden gelen öğretmen arkadaşlarımızın hem akademik birikimleriyle hem de kişisel hayatlarıyla hukukla bağdaşmayacak bir biçimde manipüle etmek üzere operasyonlara başladılar. Gerçekten bu nezaketsiz, ahlaksızca bir tavır." dedi. Milli Eğitim Bakanı Tekin, 2 gündür kendilerine ulaşan, sosyal medyadaki görüntüleri incelediklerini belirterek şöyle devam etti: "Daha bugün sabahleyin bir arkadaşımızla konuştuk. 'Yemin, billah' ediyorlar. Bahsi geçen sosyal medya platformunda 'Hesabım dahi yok.' diyor. Ama şimdi öyle bir sunuyorlar ki öğretmeninizin hesabının dahi olmadığı bir platformda, öğretmenimizin, benim asla tasvip etmeyeceğim, hiç kimsenin tasvip etmeyeceği bir paylaşımı olduğuna dair... Bu ahlaksızca bir şey. Eğer bu konuda yanlışı olan bir arkadaşımız varsa, tasvip etmeyeceğimiz, toplumca taraf olmayacağımız bir paylaşımı olan bir arkadaşımız varsa biz zaten bununla ilgili gereğini yaparız. Onun bırakın o okulda, Bakanlığın herhangi bir okulda öğretmenlik yapmasını da arzu etmeyiz." "SÜRECİ BU HALE GETİREN ÖZGÜR ÖZEL" Bu süreci bu hale getirenin CHP Genel Başkanı Özgür Özel olduğunu söyleyen Tekin, "Aslında Özgür Özel'e cevap verecek bir durumun olduğuna inanmıyorum. Çünkü Özgür Özel benim gözümde bir karakter olmaktan çıktı artık. Ne dediği belli olmayan, ilkesi olmayan, bugün söyledikleriyle yarın söylediği arasında bir tutarlılık olmayan bir karakter. Ona cevap vermek istemem. Asıl bu soruda burada cevap verilmesi gereken şey Atatürk'ün koltuğunda oturan, Atatürk'ün makamı olarak kabul ettiğimiz CHP'nin bu durumlara düşmesine gerçekten üzülüyoruz." diye konuştu. Bakan Tekin, CHP gibi bu ülkenin demokrasisinde ve cumhuriyetinde önemli yeri olan bir siyasi partiye gerçekten zarar veren bir dil kullanıldığına işaret ederek, kendisinin Özel'i siyasi olarak hangi dille cevaplandıracağını bilemediğini söyledi. "Karşımızda bir Özgür Özel profili yok. Yani siyasi düşüncesini ve çizgisini bildiğimiz, o çizgide istikametinde ısrarlı olan, o çizgide istikrarda olan, istikrarlı bir siyasi profil çizmiyor." diyen Tekin, 31 Mart 2024'teki yerel seçimler öncesinde gündeme gelen "kent uzlaşısı"na ilişkin soruya cevap verdi. Tekin, CHP'nin terörle iltisaklı olan veya olduğu varsayılan bazı kişileri kendi listelerinden aday gösterdiğini dile getirerek şunları kaydetti: "Fakat şimdi 'Terörsüz Türkiye' diye bir süreç başlatıldı. Bu sefer oyuncağı elinden alınmış çocuklar gibi, amalı ve fakatlı cümleler kullanmaya başladılar. Hangi Özgür Özel muhatap alınacak. Benim açımdan muhatap alınacak kişi değil. Ama muhatap alınacak ciddi makam CHP Genel Başkanlığı'dır. Dolayısıyla CHP Genel Başkanlığının bu açıklamaları yapması ve bu kadar tutarsız bir dil kullanması Türk demokrasisi açısından da siyasal hayat açısından da trajikomik bir durumdur."